Reklam
Reklam

Kurtulmuş: İslam için son derece yanlış algıların oluşturulduğu bir dönemden geçiyoruz

BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Maalesef İslam adına fevkalade ciddi ve İslam dışı aşırılıkların uygulandığı, özellikle İslam dünyasının kendi iç bünyesindeki birtakım gerilim ve çatışma içerisinde neredeyse kan gölüne döndüğü, bunun üzerinden İslam için son derece yanlış algıların oluşturulduğu bir dönemden geçiyoruz dedi

Kurtulmuş: İslam için son derece yanlış algıların oluşturulduğu bir dönemden geçiyoruz
Kurtulmuş: İslam için son derece yanlış algıların oluşturulduğu bir dönemden geçiyoruz
Bu içerik 172 kez okundu.
Reklam

BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Maalesef İslam adına fevkalade ciddi ve İslam dışı aşırılıkların uygulandığı, özellikle İslam dünyasının kendi iç bünyesindeki birtakım gerilim ve çatışma içerisinde neredeyse kan gölüne döndüğü, bunun üzerinden İslam için son derece yanlış algıların oluşturulduğu bir dönemden geçiyoruz dedi.

Sultangazi Belediyesi, UNESCO Türkiye ile Ahmet Yesevi Üniversitesi tarafından Ahmet Yesevi Kültür Merkezi'nde bu akşam düzenlenen programda, Hoca Ahmet Yesevi ölümünün 850. yıldönümünde anıldı. Anma programına, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ve çok sayıda davetli katıldı.

 

“BİRİLERİ MÜSLÜMANLIK ADINA BİR DİĞERİNİ ÖLDÜRÜYOR"

Numan Kurtulmuş, Ahmet Yesevi'yi anlatarak başladığı konuşmasında, şunları söyledi

“Maalesef İslam adına fevkalade ciddi ve İslam dışı aşırılıkların uygulandığı, özellikle İslam dünyasının kendi iç bünyesindeki birtakım gerilim ve çatışma içerisinde neredeyse kan gölüne döndüğü, bunun üzerinden İslam için son derece yanlış algıların oluşturulduğu bir dönemden geçiyoruz. Bir tarafta İslam adına bu aşırılıkları ortaya koyanlar, İslam'ı anlamamış olanlar, İslam'ı terörle, baskıyla, zulümle neredeyse eşdeğerli hale getirenler, diğer tarafta, 'Hazır fırsatı bulduk, fırsat bu fırsattır' diyerek sadece bu gruplara değil, dünyadaki bütün Müslümanlara ve İslam inancına yüklenen yeryüzündeki karanlık İslamofobi odakları... İkisi birbirine zıt gibi görünen, ama her ikisi de, İslam düşmanı olan ve İslam'ı karalamakla meşgul olan çevrelerin, İslam'a karşı yapmış olduğu eylemlerin içerisindedir. Onların tesiri altındadır. Dolayısıyla, Ahmet Yesevi'nin ve izlemiş olduğu çizginin çok iyi anlaşılması lazım. İnsanlar birbirlerini tekfir ediyor. Birileri ellerine kılıçları, silahları almış, Müslümanlık adına bir diğerini öldürüyor. Bir diğeri soy sop üzerinden diğer Müslümanları kendisinden aşağıda görüyor. Bir diğeri etnik ya da mezhebi farklılığını, bir alamet-i farika olarak ortaya çıkararak, onun üzerinden bir diğer Müslümanlardan kendisini ayrıştırıyor. Tam da böyle bir dönemde, sakın ha bir kedere, üzüntüye kapılmayın. Tam tersine oldukça ümitliyim.

"KİM GÜÇLÜYSE ONUN SÖZÜNÜN GEÇTİĞİ BİR DÜNYA…"

“Siyasi krizler… Ukrayna krizi. Gel çöz. Kim güçlüyse, onun sözünün öttüğü bir dünya. Onun sözünün geçtiği bir dünya. Suriye krizi. Resmi kayıtlara göre 450 bin insan ölmüş, belki çok daha fazla. Gel Suriye'yi çöz. Her türlü imkanın var. Güçlü olanın borusunun öttüğü bir dünya. Onun için biz ne diyoruz Dünya 5'ten büyüktür. Bunu söylerken, fantezi olsun diye de söylemiyoruz. Birkaç bin göçmen aldıkları zaman, 'Eyvah, yandık bittik!' diyerek, materyalist bir anlayışla, her göçmeni bir yük olarak gören bir anlayışla bakarsanız, göçmen krizini çözemezsiniz. Ama bu halk 3 milyondan fazla Suriyeli ve Iraklıya kapsını açtı. Çünkü bizim kültürümüzde 'Tanrı misafiri' diye bir laf var. Çünkü bizim kültürümüzde, 'Ensar, Muhacir' diye bir kavram var. Bunu hiçbir Batılı mektepte okutmazlar. Hiçbir Batılı lisanda 'Tanrı misafiri'nin karşılığını bulamazsınız. Göçleri önlemek için önce işgalleri önleyin. Baskıları önleyin. Elinde güç olanın herkesin ensesinde boza pişirdiği bir dünya sistemini değiştirmeyi deneyin. Amerika, Rusya, büyük güçlere sırtını dayayanların istediği şekilde zulüm yaptığı bir dünya olmasını önleyin. Bunu önleyecek her türlü gücünüz var. Ama bunu önleyecek sözünüz yok. Bunu önleyecek gönlünüz yok. Bunu önleyecek diliniz yok.

"YARIM KALAN BİR HESABI TAMAMLAMAK İSTİYORLAR"

Kurtulmuş, konuşmasına şöyle devam etti: 

"Bugün bir asır sonra yarım kalan bir hesabı kapatmaya çalışıyorlar. Osmanlının en küçük yüzölçümü 4,5 milyon metrekareydi. 20 senede bugünkü 786 bin metrekareye düştük. İnsanları birbirine düşürdüler. Önce insanların sınırlarını böldüler. Sonra zihinlerini, gönüllerini böldüler. Önce insanlara etnik kimliklerini, 90'lardan bu yana da mezhep kimliklerini öğretmeye çalışıyorlar. İnsanları bu kimlikler üzerinden ayrıştırmaya çalışıyorlar. Onlar yarım kalan bir hesabı tamamlamak istiyorlar."

Programın sonunda, ünlü sanatçı Tuluyhan Uğurlu mini bir konser verdi.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Survivor’dan Kim Elendi 26 Nisan 2016
Survivor’dan Kim Elendi 26 Nisan 2016
Samsung Gear S2 Akıllı Saati Heyecanlandırdı
Samsung Gear S2 Akıllı Saati Heyecanlandırdı