Bilişim Sistemine Girme Suçu

Bilişim sistemine girme suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 243. maddesinde düzenlenmiştir. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu 243/1 maddesine göre bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına...

Bilişim Sistemine Girme Suçu
Bilişim Sistemine Girme Suçu Seobaz
Bu içerik 106 kez okundu.
Reklam

Bilişim sistemine girme suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 243. maddesinde düzenlenmiştir. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu 243/1 maddesine göre bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. Bu cezaların ne kadar olduğunu avukat danışma hattı telefonlarını arayarak öğrenebilirsiniz.

 

Bilişim güvenliğini ihlal ederek sisteme girmek suçun meydana gelmesi için yeterlidir. Bilişim verilerinin ele geçirilmiş olmasının bu anlamda bir önemi yoktur. Bilişim sistemine girmekle aynı zamanda orada kalındığından kanun metninde yer alan “orada kalmaya devam eden” kısmının da bir anlamı bulunmamaktadır. Böylelikle bilişim sistemine girme suçu bilişim sistemine girildiği anda gerçekleşmiş olur. Yine suçun oluşması için bilişim sisteminin bir kısmı ya da tamamına girilmesinin de bir farkı bulunmamaktadır.

 

Bilişim sistemine girme suçunun oluşması için hukuka uygunluk sebeplerinin bulunmaması gerekir. Madde metnindeki “hukuka aykırı olarak” ibaresi bu duruma işaret etmektedir. Bilişim sistemine girilen kişinin rızası ya da kanun hükmünü yerine getirme gibi hukuka uygunluk sebeplerinin bulunması suçun oluşmasını engeller.

 

Yine suçun oluşması için failin suçu bilerek ve isteyerek işlemesi gerekir. Madde metnindeki “hukuka aykırı olarak” ifadesinden de anlaşılacağı üzere failde hukuka aykırı hareket etme bilinci de bulunmalıdır. O halde bilişim sistemine girme suçunun taksirle işlenmesi mümkün değildir. Bu gibi suçların nedenli cezalara tabi olduğunu uzman bir avukata danışarak bilgi alabilirsiniz.

 

Hukuk bürosuna göre de bilişim sistemine girme suçuna teşebbüs mümkündür. Failin elverişli hareketlerle icraya başlamasından sonra, elinde olmayan nedenlerle hareketlerin tamamlanamaması halinde teşebbüs söz konusu olacaktır.

 

Tüzel kişiler sübjektif iradeye sahip olamadığından bu suçun faili olamazlar. Bu sebeple bu gibi durumlarda ceza sorumluluğu tüzel kişi adına hareket eden gerçek kişiye ait olacaktır. Ancak tüzel kişi fail sayılmasa bile hakkında güvenlik tedbirleri uygulanabilir (Örneğin faaliyet izninin iptali). Tüzel kişiler fail olamasalar bile suçun mağduru olabilirler. Avukata sorarsanız suçtan zarar gören ya da görme ihtimali bulunan gerçek ya da tüzel kişi suçun mağdurudur.

https://vegahukuk.com/

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kendi kafasına sıktı kurtarılamadı
Kendi kafasına sıktı kurtarılamadı
1970 yılında tecavüz etti bugün suçlandı
1970 yılında tecavüz etti bugün suçlandı